Sitede Ara

Bebeğin aylık gelişimi

Mart 14th, 2009 Yazar admin

BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Vücut Ağırlığı: Yenidoğan ağırlığı 2500-4000 gr, ortalama 3300 gr dır.
Yenidoğan doğumu takiben ilk haftalarda %5-10 arasında ağırlık kaybeder, bu
fizyolojiktir, patolojik değildir.
İlk 5 ayda – Doğum kilosunun 2 katına
1 yaşta -
2 yaşta -


Doğum kilosunun 3 katına
Doğum kilosunun 4 katına çıkar.
2 yaş-puberta arasında yılda toplam 2-2.5 kg artış olur.
Boya Göre Ağırlık: Vücut ağırlığı , aynı boydaki sağlıklı, büyümesi normal
olan bir çocuğun ağırlığı ile karşılaştırılır.
Boy: Fetal dönem dışında ilk 2 yaş boy uzamasının en fazla olduğu
dönemdir. Yenidoğan boy ortalaması 50 cm dir. (47-54 cm).
4 yaşında doğum boyunun 2 katına
12 yaşında doğum boyunun 3 katına ulaşır.
2 yaşından sonra ; Boy= (Yaş (yıl) x 6) +77

Baş Çevresi : Yenidoğanın baş çevresi 35 cm’dir.
Mikrosefali nedenleri
Ailevi
Beyin büyümesini etkileyen hastalıklar
§ Sendromlar (Down, Tirizomi 18)
§ Radyasyon
§ Menenjit , ensefalit
§ Malnütrisyon
§ HİE
Kronik enfeksiyon (TORCH)
Makrosefali nedenleri
BOS obstrüksiyonu
Kafa içinde yer işgal eden kİtle-lezyonlar


Kol Çevresi : Yenidoğanda ortalama 10.5 cm dir.
Kemik Gelişimi: Kemik gelişmesi embriyonel dönemle başlar, büyüme devam
ettiği sürece sürer.
İlk 3 ayda -
Diz
3 aydan sonra – El bilek grafileri ile ölçümler yapılır.


Diş Gelişimi: Genellikle ilk önce alt orta kesiciler 5-10 ay civarında çıkar. 12
aylık çocukta genellikle 8 süt dişi vardır. Kalıcı dişler 5-7 yaşında ilk molarlar
olacak şekilde çıkar.

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yeni Doğan | 4 yorum »

Bebekte beslenme

Mart 13th, 2009 Yazar admin

Süt Çocuğunun Beslenmesi
· Prolaktin süt sentezini yapar. Ayrıca kortizol, insulin, tiroksin, büyüme hormonu
ve PTH’da süt yapımına katkıda bulunur.
Anne Sütü:
· Sütlerde bulunan iki ana protein whey ve kazeindir.
· Anne sütünün %70-80’inin whey proteinleri, inek sütünün ise ancak %20-
30’unu whey proteinleri oluşturur. Kazein proteinin sindirimi daha zordur.
· Anne sütündeki whey proteininin önemli kısmını  laktoalbümin, laktoferrin,
lizozim, immünoglobulünler ve serum albumini oluşturur.
· Anne sütü protein kompenenti giderek azalır.
· Anne sütünde beta laktoglobulin bulunmaz. İnek sütünde bulunan bu protein
inek sütü allerjisinden sorumlu proteindir.
· Anne sütündeki konsantrasyonu en yüksek proteinler glutamik asit ve taurindir.
· Anne sütündeki sistin/metionin oranı inek sütüne göre daha yüksektir.
· Anne sütünde fenilalanin ve tirozin düşük konsantrasyonlarda bulunur
· Anne sütünün ortalama kalori değeri 70 kcal/dl’dir.
· Anne ve inek sütünün yağ içerikleri birbirine yakındır. Emzirmenin sonuna
doğru yağ miktarı artar, doygunluk hisseden çocuk emmeyi bırakır.
· Anne sütünün % 98’i triglisentlerdir. En fazla oleik ve palmitik asit bulunur.
· Kolostrumda daha fazla olan esansiyel yağ asitleri beyin gelişimi,
myelinizasyon, retnial fonksiyonlar ve hücre proliferasyonunun normal
olmasını sağlar.
· Anne sütünün şekeri laktozdur. Laktoz, barsak florasının oluşumunda ve
zararlı olmayan laktobasillus bifidusun çoğalmasında rol oynar.
· Mineral içeriği bakımından da anne sütü inek sütünden üstündür.
· İnek sütünde 3 kat daha fazla bulunan sodyum böbreklere fazla solüt yük
oluşturur.

Anne sütünde Ca++ inek sütüne göre düşüktür ancak fosfor konsantrasyonu
daha düşük olduğundan emilimi yüksektir.
· Demir anne sütünde daha düşük konsantrasyonda bulunur ancak
bioyararlanımı yüksek olduğundan %50’si barsaklardan emilir.
· Anne sütünde A,E,C vitaminleri inek sütüne göre yüksektir.
· Anne sütünde K vitamini düşüktür
· D vitamini de anne sütünde düşük olduğu için, D vitamini desteği yeni
doğanlarda yapılmalıdır. Kolostrumun E vitamini düzeyi yüksektir.

Anne Sütündeki büyüme faktörleri
- Epidermal büyüme faktörü
- Sinir büyüme faktörü
- İnsülin , insülin benzer büyüme faktörü
- Meme kaynaklı büyüme faktörü
- Koloni stimüle edici faktör
- Eritropoetin
- Taurin, etanolamin ve fosfoetonalaminin de büyümeyi düzenleyici etkisi
vardır.

Anne sütündeki en önemli aktif enzim Lipazdır.
· İçerdiği salgısal IgA özellikle respiratuar ve gastrointestinal enfeksiyonlara
karşı koruyucudurlar.
· Sütte IgA ilk günlerde yüksek konsantrasyondadır.
· Anne sütünde IgG ve IgM de düşük konsantrasyonlarda bulunmaktadır.
· Anne sütünde direkt etkili antimikrobial faktörler (bakterial ve viral
antikorlar),anti inflamatuar faktörler (kompleman, makrofajlar, IgA), immün
sistemi modüle eden biyoaktif faktör (Lizozim, laktoferrin,

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | Yorum yok »

Protein – Enerji Malnutrisyonu

Mart 12th, 2009 Yazar admin

Protein – Enerji Malnutrisyonu
Üç tip PEM vardır;
1. Marasmus ; enerji alımı yetersizliği
2. Kwashiorkor; protein alımı yetersizliği
3. Marasmik kwashiorkor; hem marasmus hem de kwashiorkor bulguları
biraradadır.
· Kas kitlesi ve vücut yağı azalmıştır. Serum kreatinin düzeyi azalır.
· Total vücut sıvısı ve ekstrasellüler sıvı hacmi azalır.
· Kwashiorkorda,trigliserit depolanması sonucu karaciğerde yağlanma ve
nekroz vardır.
· Hipoalbuminemi nedeniyle kortizol bağlanması azalmış, serbest kortizol
artmış, somatomedinler azalmıştır. TSH artar.
· Glukoza insülin cevabı azalmıştır. Bazal büyüme hormonu ACTH artar.
· Hipoglisemi ve karbonhidrat intoleransı vardır.
· Normokrom normositer anemi vardır.
· Lökosit sayısı normal veya azalmış, enfeksiyona nötrofil cevabı azalmıştır.

Hücresel ve humoral immünite bozuktur. Enfeksiyonlara yatkınlık artar.
· Glomerüler filtrasyon hızı azalır. Barsakta villuslar atrofik hale gelir. Laktoz
intoleransı ve sIgA azalma nedeniyle enfeksiyon riski artar.
· Hipotermiye eğilim vardır (Kalori alım azlığı)

Marasmus ve Kwashirkorların Özellikleri
Marasmus Kwashirkor
Etipatogenez Kronik açlık Özellikle protein azlığı
(özellikle kalori azlığı)
Apati + + + +
Anoreksi Az veya çok + + +
Ödem Yok – + +
Yüz Zayıf (Voltaine yüzü) Aydede yüzü
Hipotoni + + +
Derialtı yağı Çok azalmış Normal veya azalmış
Deri ve saç değişikliği Normal veya kuru + + +
Karaciğer Normal Büyük
Anemi – +

Wellcome Sınıflaması :
Ödem
(+) (-)
Yaşa Göre Ağırlık %60-80 Kwashiorkor Düşük Kilolu
%60’dan az Marasmik Marasmus
Kwashiorkor

PEM Komplikasyonları:
- Anemi – Hipoglisemi
- Hipotermi – Dehidratasyon
- Enfeksiyon – Sıvı-elektrolit dengesizliği
- Cilt lezyonları

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | Yorum yok »

Bebeklerde vitamin eksikliği

Mart 11th, 2009 Yazar admin

A vitamini eksikliği:
Belirtileri:
· Gece körlüğü, kseroftalmi (Konjiktivanın kuruması), keratomalazi (Korneanın
bulanıklaşması)
· Bitot lekeleri (Bulber konjiktivada gri parlak plaklar)
· Fotofobi, deride foliküller hiperkeratozis
· Büyüme geriliği, enfeksiyonlara direncin azalması, apati, anemi, HSM
· Piyüri ve hematüri (üriner sistemdeki epitel hücrelerde meteplazi sonucu)
· Kemik yapımında ve dişlerde mine tabakasının oluşumunda yetersizlik
A vitamini fazlalığı:
· Akut A hipervitaminoz: 100.000 mg’ın üstünde alındığı durumlarda görülür.
· Bulantı, kusma,leterji, kabarık fontanel, papil ödem , kranial sinir paralizileri,
pseudotümör cerebri olabilir.
· Kronik hipervitaminozis: İştahsızlık , kilo alamama, kaşıntı, kemiklerde
ağrılı şişlikler, alopesi, hepatomegali, intrakranial basınç artışı, kraniotabes,
uzun kemiklerde hiperostozis
D Vitamini Eksikliği (RİKETS-RAŞİTİZM)
· Hızlı büyüyen kemikte ilk bulgu kraniotabestir.
Belirtileri:
· Kraniotabes ,ön fontanel genişlemesi
· Kaput quadratum, frontal bosing, başta terleme
· Kostokondral eklemlerde raşitik rozariler
· El-ayak bileklerinde genişleme (metafizlerde genişleme)
· Kalıcı dişlerin çıkmasında gecikme

· Harrison oluğu (Toraksin alt kenarında yumuşamış kostaların diafragma
tarafından çekilmesine bağlı)
· Kifoz, skolyoz,kifoskolyoz, genu varum (O-bacak), genu valgum (X-bacak)
· Tetani, konvülziyonlar, hipotoni ,karın –mide barsak kaslarında zayıflık
· Kabızlık, yaş ağaç kırıkları

E Vitamini

· Eksikliği: Kreatinüri, düz kaslarda fokal nekroz, kas güçsüzlüğü görülür.
Kwashoiorkordaki anemiden sorumlu tutulur. Prematürelerde Vit E eksikliği
hemolitik anemiye neden olabilir. Prematürelerdeki retniopatiden de Vit E
eksikliği sorumlu tutulmaktadır.
· Fazlalığı: Pıhtılaşma süresinde uzamaya neden olabilir. (K vitamini aktivitesini
engelleyerek) hipertansiyon,tromboflebit, pulmoner emboli, tiroid hormon
salgılanmasında azalma ve serum trigliserid artışı , gonadal bozukluklar, diğer
toksisite bulgulardır.
K VİTAMİNİ
· Eksikliği: Kanama hastalığına neden olur. Yenidoğan döneminde uygulanan
K vitamini profilaktik olarak eksikliği önler.
VİTAMİN B1 (Thiamin)
· Eksikliğinde Beriberi denilen tablo ortaya çıkar.
· Fatal beriberi: Kalp periferik sinirler, cilt altı doku ve seroz kaviteler asıl olarak
etkilenir. Dilate kardiomyopati, kalpte yağlı dejenerasyon vardır. Ödem, seröz
efüzyon, periferik sinirlerde dejenerasyon (Wallerian dejenarasyon) görülür.
· İnfantil Beriberi: Akut kalp dilatasyonu, konvülsiyon ani ölüm olur.
· Kuru (Nöropatik) Beriberi: Nörolojik bulgular ön plandadır. Polinörit, periferal
nörit, parestezi, anestezi, ağrı, hareket güçlüğü, DTR kaybolması, vibrasyon
duyu kaybı, ataksi, derin duyu kaybı görülür.
· Yaş (Kardiak) Beriberi: Beslenme bozukluğu, dispne, kusma, taşikardi,
ödem ve hipotoni vardır. İdrarda albümin pozitif olabilir.
· Tiamin eksikliğinin en önemli göstergesi , tiamin verilmesi sonrası klinik
tablonun düzelmesidir.
VİTAMİN B2 (Riboflavin)
· Eksikliği: Fotofobi, bulanık görme, glossit, çeliozis, magenta dili, konjiktivit,
korneada vaskülarizasyon artışı görülür.
VİTAMİN B3 (Niasin)
· Eksikliğinde Pellegra denilen klinik tablo ortaya çıkar.

Pellegra: çocuklarda nadirdir. Klasik 3D belirtisi; Diare, dermatit, demans
· Boyundaki lezyona casal gerdanlığı adı verilir
· Niasin Fazlalığında vazodilatasyona bağlı ciltte kızarıklık ve yanma hissi
vardır.
VİTAMİN B6 (Piridoksin)
· Eksikliğinde; konvülziyon, periferik nöritis, dermatitis, mikrositer-hipokromik
anemi, hiperglisinemi , çeliozis, glossit, hiperakalemi, mesane taşları , antikor
yapımında azalma görülür.
· Fazlalığında sensorial nöropati yapar.
VİTAMİN B12 (Siyanokobalamin)
· Vit B12 eksikliğini tesbit etmede en duyarlı test idrarda metilmalonik asitinin
artışının gösterilmesidir.
· Vit B12 Eksikliği (Konjentinal Pernisyöz Anemi): Anemi; iştahsızlık,
halsizlik, dil düz, kırmızı, ağrılı (glossit) ataksi, parestezi, hiporefleksi, Babinski
(+) liği, klonus görülür.
FOLİK ASİT (Folat)
· Eksikliği: Megaloblastik anemi en sık 4-7 ay arasında ortaya çıkar. İrritabilite,
yetersiz kilo alımı, kronik diare tabloya eşlik eder.
· Makrositik anemi, retikülosit sayısında azalma, nötropeni, trombositopeni,
hipersegmente nötrofiller vardır.
· Kronik folik asit eksikliği en güvenilir olarak eritrosit folik asit düzeyleri ile
anlaşılır. İdrarda FIGLU artar.
· Gebelikte; fetus ihtiyacını karşılamak için hamilelere folik asit desteği gerekir.
Nöral tüp gelişimi fetal hayatta folik asit desteğine bağlıdır.
BİYOTİN
· Eksikliğinde; dermatit, sebore, anoreksi, kas ağrıları, uykuya eğilim, alopesi,
halüsinasyonlar, organik asitlerin birikmesi sonucu hiperestezi görülür.

VİTAMİN C (Askorbik Asit)
· Eksikliği (Skorbüt) : Kollojen ve kondrotin sülfat yapımı bozukluğuna bağlı
olarak, kanamaya eğilim, dentin oluşumunda bozukluk, enkondral kemik
yapımında bozukluk görülür.
· Kemikler kolay kırılgan hale gelir. Subperiostal kanama özellikle femur ve tibia
ucunda sıktır.
· İrritabilite , takipne, iştahsızlık, alt ekstremitelerde generalize bir hassasiyet,
buna bağlı pseudoparaliziler olabilir.
· Dişetleri kaba ve kanamaya meyillidir. Ekstremitelerde ödem, subperiostal
kanama olur.
· Kostokondral eklemlerde keskin kenarlı rozariler olur.
· Yara iyileşmesi gecikir. Sjögren sendromuna benzer bir klinik tablo yapabilir.
· Radyolojik olarak; uzun kemiklerin distalinde özellikle diz bölgesinde korteks
azalmış, metafizlerde düzensiz kalınlaşma vardır.
· Epifiz merkezleri buzlu cam görünümünde ve beyaz bir halka ile çevrili
(Frankel hattı)dir.

Mineral Eksiklikleri
Kalsiyum: Eksikliğinde; kemik mineralizasyon defektleri, osteomalazi,
osteoporoz tetani, rikets, büyüme geriliği oluşur. Fazlalığında; kalp blokları, poliüri,
polidipsi, böbrek taşları görülür.
Fosfor: Eksikliğinde ; LBW(Düşük doğum ağırlıklı) bebeklerde rikets, kas
güçsüzlüğü görülebilir.
Magnezyum: Eksikliğinde tetani, hipokalsemi, hipokalemi görülür
Çinko: Eksikliğinde boy kısalığı, demir eksikliği anemisi, hepatosplenomegali,
hipogonadizm, akrodermatitis entereopatika, immün sistem bozuklukları, fazlalığında
HDL azalması, diare görülür.
Akrodermatitis Enteropatika; Otozomal resesiftir. Barsaktan çinko
absorsiyon bozukluğu vardır. Karakteristik deri lezyonları (vezikülobüllöz derilezyonları , egzema) , saç ve tırnakların dökülmesi, yara iyileşmesinde gecikme ,
büyüme geriliği, fotofobi , blefarit, steatore ve diare gibi belirtileri vardır.
Bakır:
Menkes Hastalığı: Barsaktan bakır emiliminin bozuk olduğu, kalıtsal bir
hastalıktır. Progresif mental bozukluk, serebral dejenerasyon, tipik saç ve deri
bulguları, hipotermi, Aortada elastin dejenarasyonu klinik bulgulardır. Serum ve
karaciğerde bakır düşüktür.
Wilson Hastalığı: Bakırın karaciğerden safraya ekskresyonu bozuktur.
Dolaşımda fazla olarak bulunan bakır karaciğer, böbrek, beyin, kornea gibi
organlarda birikir. Otozomal resesif görülür.
Selenyum: Eksikliğinde (Keshan hastalığı) kardiyomyopati, fazlalığında
mukoz membranlarda irritasyon, sindirim bozuklukları görülebilir.

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | Yorum yok »

LARENGOMALAZİ

Mart 10th, 2009 Yazar admin

SOLUNUM YOLLARI KONJENİTAL HASTALIKLAR

LARENGOMALAZİ

· Özellikle hayatın ilk 6 haftasında görülen persistan stridorun en sık nedenidir.
· 2 yaş civarında düzelir.
· Laringoskopide inspirasyon sırasında omega şeklindeki epiglottisin kollabe
olmasının görüntülenmesi ile kesin tanı konur.

Kategori Doğumsal Hastalıklar | 1 yorum »

TRAKEOMALAZİ

Mart 9th, 2009 Yazar admin

SOLUNUM YOLLARI KONJENİTAL HASTALIKLARI

TRAKEOMALAZİ
· Trakeanın kıkırdak yapısının yeterli gelişememesi
gelişmemesi sonucu görülür.
· En sık görülen yapısal ve dinamik anomalidir.
· Tanı sinefloroskopi veya bronkoskopi ile konur.

Kategori Doğumsal Hastalıklar | 1 yorum »

BRONŞİEKTAZİ

Mart 8th, 2009 Yazar admin

SOLUNUM YOLLARI KONJENİTAL HASTALIKLARI

BRONŞİEKTAZİ
· Bronş ve bronşiollerin kronik nekrotizan enfeksiyonudur ve hava yollarının
anormal dilatasyonu ile sonuçlanır.En sık alt lobları tutar.
· En sık ve tipik bulgu pürülan balgamdır. Çomak parmak görülebilir.
· Çekilen akciğer grafisinde ekmek içi görünümü ve BT’de taşlı yüzük görünümü
tipiktir.

Kategori Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz | Yorum yok »

KİSTİK FİBROZİS

Mart 7th, 2009 Yazar admin

SOLUNUM YOLLARI KONJENİTAL HASTALIKLARI

KİSTİK FİBROZİS
· OR geçiş gösterir.Toplumda görülme sıklığı 1/250’dir ve çocukluk çağının en
sık görülen genetik kronik akciğer hastalığıdır.
· Bronşiektazinin en sık nedenidir.
· Yenidoğanda — mekonyum ileusu, solunum güçlüğü, refrakter sarılık, ödemli
hipoproteinemi
· Süt çocukluğunda — Boğmaca öksürüğü, fıçı göğüs, pankreas yetmez-liğine
bağlı malnütrisyon, abdominal distansiyon, ödem, hipoproteinemi
· Büyük çocukta — Kronik sinüzit, bronşiektazi, kor pulmonale, fokal bilier siroz,
portal hipertansiyon izlenebilir.
· Çocuklarda nasal polipin en sık nedenidir.

· Tanı ter testi ile konur. ( ter testinde en fazla yalnız pozitiflik nedeni
malnutrisyondur)
· Tedavi: Antibiyotik, N-asetilsistein, diyete tuz eklenmesi, human DNAaz,
pankreas enzim replasmanı, oksijen, brankodilatatörler kullanılır.

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | Yorum yok »

Kistik fibrozis komplikasyonları

Mart 6th, 2009 Yazar admin

Kistik fibrozis komplikasyonları:
· Pulmoner: Atelektazi, pnömotoraks, hemoptizi, respiratuar asidoz, pulmoner
hipertansiyon, solunum yetmezliği
· Solunum yolları: Nazal polipler, kronik sinüzit
· Kardiyak:Kor pulmonale
· Ortopedik: Hipertrofik pulmoner asteoartropati
· Gastrointestinal: Pankreas yetmezliği, rektal prolapsus, GIS kanama (
ibuprofen), intestinal obstruksiyon, gelişme geriliği, kolesistit, fokal bilyer siroz,
portal hipertansiyon, pankreatit
· Endokrin: Diabetes mellitus, hiperglisemi (steroid), guatr( iyot içeren
ekspektoranlar)
· Ürogenital: renal disfonksiyonlar ( aminoglikozitler) Azospermi, kadınlarda
fertilitede azalma
· İşitme kaybı
· Periferik nöropati
· Hiperürisemi ( panskreas ekstraktları)

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | Yorum yok »

Astım hastalığı

Mart 5th, 2009 Yazar admin

ASTIM BRONŞİYALE (AB)
· Astım bronşiyal , çocukluk çağının en sık görülen kronik AC hastalığıdır.
· AB veya reaktif havayolları hastalığının nedeni, reversibl havayolu
obstruksiyonudur.
· AB’li hastalarda en sık görülen semptomlar; öksürük, wheezing ve takipnedir
· Spirometride FEV1’de azalma ile birlikte, ekspiratuar flow volümün (FVC)
normal veya azalmış olması, havayolunda belirgin obstruksiyon olduğunun

göstergesidir.
· Ayrıca, havayolu obstruksiyonunun bronkodilatöterlerle düzeltilmesi AB
tanısını daha da destekler.
· Hafif astım tedavisinde ilk tercih edilecek olan ilaçlar, Beta-2 adrenerjik
agonistlerdir.
· İpratropium bromür, Metilksantinlerin (Teofilin), Kortikostreoidler de tedavide
kullanılabilir.
Ø Pulmoner hipoplaziye en sık eşlik eden durum Bochdaleck hemisidir.

Kategori Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | Yorum yok »

« Önceki yazılar